“Umut iyi bir şeydir.”

              “Tüm ülkelerin ve dönemlerin sinema ile televizyon filmlerini, oyuncularını ve dizilerini sınıflandıran, izleyicilerin oy kullanarak en iyileri belirlediği IMDb’nin ilk 100 listesine bir Türk filmi girdi. Çağan Irmak imzalı Babam ve Oğlum’un 81. sırada yer aldığı listenin ilk üç sırasında Baba 2, Baba ve Esaretin Bedeli yer aldı.”

                Yukarıdaki paragraf  25 Kasım 2016 tarihinde T24 internet haber sitesinden alındı. Bir Türk filminin uluslararası listede yer almış olmasına sevindim; zira ekonomik, siyasi, kültürel alanlarda yapılmış anket veya istatistiklerde ülkemin konumu –üzülerek söylüyorum- parlak değil.

                Bu listeler nasıl hazırlanıyor? Hazırlanırken liste verilip içinden seçim yapılması mı  isteniyor yoksa ankete katılan kişi aklındaki beğendiği filmi mi söylüyor? Bilmiyorum bunları.“Babam ve Oğlum” güzel bir film elbette; ama bana sorulsaydı “Gönül Yarası” derdim.

                Listeden 1. çıkan film de benim favori filmlerimden biridir. “Pi’nin Yaşamı” nı aklımdan geçirsem de –zaten listede yer almamış- ben de “ Esaretin Bedeli” derdim.esaretin-bedeli-1302463264

                Filmi biliyoruz, birinci de olmuş, onu da şimdi öğrenmiş olduk; ama keşke “niçin” ya da “neden” soruları da sorulsaydı ve biz bu soruların cevaplarını da karşılaştırabilseydik.

              Bu film için benim bu sorulara vereceğim karşılık şunlar olurdu: insan psikolojisini ironik bir işleyişle film karakterlerine serpiştirilmesi ve seyirciyi şaşırtan sahnelerin ince duyarlıklarla işlenmesi.İşte örneklerim:

       Andy Dufresne’inden (Tim Robbins’in canlandırdığı karakter) birkaç teatral konuşma:

indir

            -Karım sürekli beni tanımanın zor olduğunu söylerdi. “Kapalı bir kitap gibisin” derdi. Onu gerçekten sevmiştim; ama nasıl göstereceğimi bilmiyordum. Onu öldürdüm. Tetiği ben çekmedim. Onu uzaklaştırdım. Ben onu öldürdüm, davranışım yüzünden. Tetiği başka biri çekti, beni de buraya gönderdiler.”

esaretinbedeli1

(Andy, Red’e satraç takımı yapmaktan bahsediyor.)

               -Satranç kralların oyunudur. Uygar, stratejik.

                 -Ben nefret ederim

                -Birlikte bir satranç takımı yapabiliriz; bir taraf sabun taşından, diğer taraf topraktan.

                  -Bence bu yıllar sürer.

                -Yıllarım var, ama taş yok.

esaretin-bedeli-2

(Andy, mahkum arkadaşının sorduğu ” gardiyanların ve hapishane müdürünün muhasebe işlerini yapmak nasıl bir şey” sorusunu yanıtlıyor.)

          -Sadece karısını öldüren bir katilden finansman desteği alıyorlar.

esaretin-bedeli

(Red’e içine düştüğü koşulların onu nereye sürüklediğini açıklıyor.)

            -Asıl garip olan ben dışarıdayken dürüst biriydim, sahtekâr olmak için hapse girdim.

(Tahliyesi reddedilen Red’e soruyor)

               – Yılların nereye gittiğini mi merak ediyorsun? Ben on yılı merak ediyorum da.

Ellis Boyd Redding; kısaca Red’den replikler (Morgan Freeman’in canlandırdığı karakter)

 

             -Ben masumum Red, buradaki herkes gibi. Sen niye içeridesin, sen de masum musun?

-Cinayetten. Shawshank’te tek suçlu benim.

c8t3epq

 

(Cezası biten ama hapisten gitmek istemeyen yaşlı mahkûm Brooks’un verdiği tepkiyi yorumluyor.)

            -Artık kurumsallaşmıştı o. Adam elli yıldır burada. Bu duvarlar tuhaftır. Önce nefret edersin sonra da alışırsın. Zaman geçtikçe dayandığın tek şey olurlar. O burada bir hayat yaşadı. Aldıkları şey bu.

(Umudun yaşam destek duygusu olduğunu söyleyen Andy’e   düşüncesini söylüyor.)

          -Umut tehlikelidir. Umut insanı delirtebilir. İçeride bu iyi değildir. Bu fikre alışsan iyi olur.

200_s

 

esaretin-bedeli-the-shawshank-redemption-1994-turkce-altyazili-522

             Hapishane müdürü  Norton söylediklerinden çok yaptıklarıyla kutsal kitaba dayandırdığı ahlak anlayışıyla ironiyi sergiler.

      Hapishane müdürü Norton; (Bob Gundon)  kutsal kitapla karşıladığı ve  “kurtuluş bu kitabın içinde” dediği mahkûm Andy Dufresne’e dersini iyi belletmiştir:

      -Haklıydınız Bay Norton kurtuluş bu kitabın içinde.

the-shawshank-redemptionthe-shawshank-redemption-esaretin-bedeli-1

                Ve ihtiyar Brooks! Hapiste geçirdiği seneler fazlalaştıkça oraya olan bağlılığı artan yaşlı adam dışarıda sevmeye layık bir şey bulamaz. Dışarıdaki dünya çok çabuk değişmiştir, hapse girerken bir tane görmüş olduğu otomobillerden biri neredeyse onu ezecektir. Tek istediği şey hapiste bakıp büyüttüğü ve tahliye olduğunda dışarı saldığı kargası Jack’in gelip onu bulmasıdır. Bu amaçla kuşlara yem verir; ama Jack bir türlü gelmez. Dışarıyı renksiz bulup alışamayan yaşlı adam alışkın olduğu hapishaneye gönderilmesi için cinayet işlemeyi bile düşünür ama bunu gerçekleştirmez. Dünyayı değiştiremeyince dünyasını değiştirir.

                Filmde iki sahne haricinde kadın da yok. Üç ünlü yıldızın posterleri şöhret oldukları zamanlara göre hapishane duvarındaki yerlerini alıyorlar. Hapishane gibi kapalı ve kasvetli bir ortamı kullanan filmin ” zayıf taraf”diyeceğim bu yönlerini dolduran yönlerden bahsetmeye çalıştım yukarıda.

                İki sahneyi görsel olarak çok beğendiğimi, filmden bahsederken onları hatırlatma çabasında olduğumu da belirtmeliyim: Birisi fabrika damını ziftleme işini yaparken arkadaşlarına güzel bir jest yaptığı çatıdaki bira içme sahnesi, diğeri de hapishane ses sisteminden mahkûmlara plak dinlettiği sahne. Her ikisinde de aldığı doyumu yüzüne iyi yansıtmış oyuncu.

89149227699923144_238431939615034_2092516435_n

            (Andy, sanatın her yerde ve her durumda insanın nefes alacağı bir uğraş olduğunu söylediğinde, onu alaya almak isteyen hapishane arkadaşlarına açıklama yapıyor.)

     “Müziğin güzelliği budur işte. Kimse onu sizden alamaz. Bu dünyada taştan olmayan ve kimsenin sizden alamayacağı şeyler vardır. Alamayacakları ve dokunamayacakları bazı şeyler; umut gibi”

                Umudu hapishane şartlarında tehlikeli bulan ve bu duyguyu hep öteleyen Red’e mektupta verdiği yanıt “ harika bir filmi akılda tutma cümlesidir.”

                “Umut iyi bir şeydir; belki de en iyi şeydir ve iyi şeyler asla ölmez.”

 

Reklamlar