Karamuk (agrostemma githago)

               Bahçedeki diğer kızların “hasekiküpesi, hanımeli, hanım düğmesi, hanım çantası, küpe çiçeği” gibi sosyal statüyü belirten isimlerine karşın benim adım karamuk. Ama bu haksızlık; neden benim de zarifliğe, kibarlığa vurgu yapan ismim yok, Bahçıvan hanım!

               -A benim tohumu kara, elbisesi lila kızım! Sen, çiftçilere etmediğini bırakmamışsın, modern tarımın henüz başlamadığı dönemlerde. Dar yaprakların ve uzun saplarınla seni ekinden ayırt edemezlermiş çiftçiler. Çabucak çiçeğe durur, çiçek sonrası kocamanlaşan tohum başağından buğdayla yarış eder gibi tohum verirmişsin. Üstelik tohumların da zehirliymiş. Zibil gibi tohum vermen yüzünden yıldırdığın çiftçiler senin ne şirin çizgili  -cebe konulmuş mendil misali- lila elbiseni, ne de zarif bir şekilde kıvrılan başaklarına dikkat etmişler. Algıda seçicilikle seni kendilerine en çok hatırlatan yönünü öne almışlar. Sen, onlar için un olsun diye değirmene gönderdikleri buğdayın içinde zararlı bir siyahlık olmuşsun.  

               Burada, bu kent bahçesinde de tohumlarım nereye serpiliyorlarsa orada bitiyorlar. Sadece bu kadarı yetiyor bana. Güneş alan bir yer de oldu mu değmeyin keyfime! Suya ihtiyacım yoktur. Haziranı öteye geçmeden unumu eleyip eleğimi asarım zaten. Tek yıllık bir bitkiyim ben.

Gelincik, benim ekin tarlasından arkadaşımdır. Canım arkadaşım; hazırsan bahçe balosuna beraber gidebiliriz.

Reklamlar